|
EKONOMİ VE SİGORTA SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ
Küresel Krizin Etkileri
2008 yılına, 2007’de ABD konut piyasalarında başlayan ve Birleşmiş Milletler'in "Yüzyılın Krizi" olarak tanımladığı küresel ekonomik kriz damgasını vurmuştur. Mortgage kredilerinin yapısının bozulması, faiz yapısının uyumsuzlaşması, konut fiyatlarındaki balon artışlar, menkul kıymetlerin fonlanmasında yaşanan sıkışıklık, kredi türev piyasalarının genişlemesi ve kredi derecelendirme sürecindeki sorunların yol açtığı krizin yansımaları, tüm sektörlerde olduğu gibi sigorta sektöründe de görülmüştür. Bu olumsuz gelişmelerin sonucunda kamuoyunun finans sektörüne güveni sarsılmış, büyük yatırım bankaları ve sigorta şirketleri iflas etmiş ya da kamulaştırılmıştır.
Sigortacılık Sektöründeki Gelişmeler
Küresel kriz, yansımalarını öncelikle finans çevrelerinde göstermiş olsa da sigorta sektörü krizden ilk aşamada çok büyük bir darbe almamıştır. Bunun başlıca nedenleri arasında şirketlerin yatırımlarında tedbirli davranmaları ve sigorta sektöründe denetim mekanizmalarını düzenleyen mevzuat sayılabilir. Sigortacılık sektöründe geçtiğimiz dönemlerde en büyük risk olarak öngörülen "aşırı mevzuat"ın yerini kriz koşullarında makro ekonomik eğilimlerle ilgili riskler ve piyasa riskleri almıştır.
Krizin ardından firmaların alacaklarının tahsiline ilişkin güvensizlik duygusu ve çalışanların işlerini kaybetme korkusu kredi sigortası ve işsizlik sigortası branşlarına olan talebi yükseltmiştir. Durgunlukla birlikte birçok fabrika ve tesis üretimini tümüyle ya da geçici olarak durdurmak zorunda kalmıştır. Krizin neden olduğu işsizlik, sigorta şirketlerine yönelik talebi artırmıştır. Tüketicinin bu ihtiyacını erken fark eden yenilikçi sigorta şirketlerinin krizi kazanca dönüştürme yolunda daha başarılı oldukları görülmektedir.
İşsizlik sigortası kapsamındaki ürünler sigorta şirketlerinin sunduğu güvence planlarına göre değişiklik göstermektedir. Banka ve sigorta şirketlerinin geliştirdikleri ürünler, kişinin işsiz kalması halinde kredi kartı borçlarını ve bireysel kredi taksitlerini ödemekten kişinin maaşını belli bir süre devam ettirmeye ya da elektrik, su gibi sabit giderleri karşılamaya kadar çeşitli imkânlar sunmaktadır.
Krizin sigorta sektörüne ilk etkisi, dünyanın en büyük sigorta şirketlerinden AIG’nin ABD Merkez Bankası’ndan (FED) acil yardım talebinde bulunması olmuştur. FED, kuruma %80 hissesi karşılığında 85 milyar ABD doları acil kredi sağlayarak krizin ABD'yi aşıp zincirleme bir reaksiyonla küresel piyasaların tümüne yayılmasını önlemeye çalışmıştır.
Küresel finansal kriz, Avrupalı reasürörlerin portföylerini de olumsuz etkilemiştir. Avrupalı reasürörler arasında en ağır darbeyi alan Swiss Re, 2008 için, 579,4 milyon Avro zarar açıklamıştır. Yıl boyunca toplam 6 milyar Avro zarara yol açan yapılandırılmış kredi temerrüdü swapları, portföy kredisi temerrüdü swapları ve diğer finansal ürünler, zararın başlıca nedenleridir. Swiss Re, bu ürünlerle ilgilenen bölümünü kapatmış ve daha muhafazakâr bir yatırım politikasına yönelmek zorunda kalmıştır.
Öte yandan, Munich Re, 2008 için, 2007'deki 3,9 milyar Avroluk kârdan oldukça düşük düzeyde olsa da 1,5 milyar Avroluk bir kâr açıklamıştır. Munich Re’nin yatırım gelirleri ise bütün dünyada menkul kıymet piyasalarında düşüşe yol açan süreçte kötü bir darbe almış ve 2008'de %36,8 oranında azalarak 5,84 milyar Avroya gerilemiştir.
Bir başka Alman reasürörü Hannover Re ise, 1966'da kurulduğundan bu yana ilk kez kayıtlarında zararı görmüş; 2007'de elde ettiği 721,7 milyon Avroluk kârın ardından 2008'de 127 milyon Avroluk net zarar açıklamıştır. Şirketin yatırım gelirleri 2008'de, 2007'de kaydettiği 1,12 milyar Avroya oranla %75,2 düşmüş ve 278,5 milyon Avroya gerilemiştir
2008 yılında yaşanan mali krizle birlikte Solvency II Projesi’nin (AB Yükümlülük Karşılama Yeterliliği Standartları) önemi daha da artmıştır. Avrupa Komisyonu, Avrupa Sigorta ve Emeklilik Denetleyicileri Komitesi’nin revize edilmiş Solvency II Önerisi’ni 28 Şubat 2008’de onaylamıştır.
|
|
2008 yılı sonuçlarına ilişkin genel değerlendirme, gelişmiş ülkelerde prim üretiminde azalma, gelişmekte olan ülkelerde ise büyüme oranlarında azalma olduğu yönündedir. Sonuç olarak 2008 yılında dünya sigortacılık sektörü kârlılıkta %96,2, kapasite oranında %12, net prim gelirlerinde %1,4 oranında düşüş yaşamıştır. 2008 yılı boyunca yaşanan felaketlerin de etkisiyle küresel sigorta piyasalarında bileşik rasyo (combined ratio) 2007’ye kıyasla 10 puan artarak 95,5’dan 105,1’e çıkmıştır.
Doğal Afetlerin Sigortacılık Sektörüne Etkileri
2008, çeşitli doğal afetlerden kaynaklanan hasarların şiddeti bakımından, 2004 ve 2005’in ardından en kötü üçüncü yıl olmuştur. Bunun en büyük nedeni ABD'nin güney doğusunda meydana gelen rekor sayıdaki kasırgadır. 2008'de felaketlerden kaynaklanan ekonomik kayıpların toplam tutarı 269 milyar ABD doları (205,3 milyar Avro) olmuştur; bunun %20'sini oluşturan yaklaşık 52,5 milyar ABD dolarlık kısmı sigortalanmış değerlerdir. Sigortalanmış tutarın 44,7 milyar ABD dolarlık bölümü doğal afetlerden, geri kalan kısmı insan eliyle gerçekleşen felaketlerden kaynaklanmıştır.
Doğal felaketler içinde en büyük zararı, 20 milyar ABD dolarlık sigorta hasarına yol açan Ike Kasırgası vermiş, onu 4 milyar ABD dolarıyla Gustav Kasırgası izlemiştir. Listenin üçüncü ve dördüncü sıralarında, Mayıs 2008’de ABD’nin geniş bir kesiminde etkili olarak 1,325 milyar ABD dolarlık hasara yol açan tayfunlar ve Şubat ayında Batı Avrupa'yı vurarak 1,321 milyar ABD dolarlık hasar yaratan Emma Fırtınası yer almıştır. Bu felaketleri Ocak ayında Çin'i vuran kar fırtınalarının ve dondurucu yağmurların yol açtığı 1,3 milyar ABD dolarlık hasar takip etmiştir.
ABD’de meydana gelen çok sayıdaki kasırganın yanı sıra seller de büyük miktarda sigortalı hasara neden olmuştur. Orta Batı’daki fırtınaların yol açtığı şiddetli seller sonucunda 40 bin ev ve işyerini su basmış, Sigorta Hizmetleri Ofisi’nin tahminine göre bunun sigorta sektörüne faturası 725 milyon ABD doları olmuştur.
2008’deki yüksek felaket sayısı ve uluslararası kredi krizi, 2009 reasürans fiyatlarını %8 oranında etkilemiştir. ABD’deki artış ortalaması %11 iken, Kıta Avrupası’nın yenileme fiyatları 0-10 aralığında yer almıştır. İngiltere’deki artış ise -2,5 ile 5 aralığında değişmektedir.
Araştırmalar, küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliklerinin etkisini artırarak sürdüreceğini göstermektedir. Yaşanan felaketler, iklim değişikliği konusunun önümüzdeki yıllarda da sigorta sektörünü etkileyecek en önemli tehdit olduğunu ortaya koymaktadır.
2009’a Dair Öngörüler
Kriz, 2008 yılında bazı sigorta ve reasürans şirketlerinin ratinglerinde düşüşe yol açmıştır. Bu eğilimin 2009 yılında da süreceği ve reel büyüme verilerinin negatif olacağı öngörülmektedir.
Geçtiğimiz yıllar boyunca doğal afet kaynaklı hasarlarda artışa yol açan iklim değişikliklerinin ve küresel finansal krizin etkisiyle önümüzdeki dönemde reasürans maliyetlerinde artış öngörülmektedir. 2009 yılında da doğal afetlerin çok sayıda olacağı endişesi ve kredi krizinin devam edeceği yönündeki tahminler disiplinli bir sermaye yönetimine ihtiyaç duyulacağına işaret etmektedir.
Bu süreçte sigorta şirketlerinin finansman sağlama maliyetleri yükselmiş, riskten kaçınma eğilimleri artmıştır. Kredi arz darlığı nedeniyle sermaye ve öz varlık maliyetinin artması sigorta sektörünün genelinde yatırım değerlerinin hızla azalmasına yol açmaktadır. Bu durum yüksek kredi notlarına sahip bulunan büyük reasürans şirketlerinin iş hacminin önemli ölçüde artabileceğine işaret etmektedir. Bu senaryoyu hesaplarına yansıtan J.P. Morgan Chase & Co hem Swiss Re hem de Munich Re’nin mal sigortalarında prim oranlarının artabileceği düşüncesiyle bu kuruluşların gelir tahminlerini 2010 yılı için sırasıyla % 3 ve % 11 oranında artırmıştır.
Kriz ve afet riskleri, 2012’de yürürlüğe girmesi planlanan ve sigorta sektörünün mali krizlere karşı dayanıklılığını artırmayı hedefleyen Solvency II’nin önemini daha da artırmaktadır.
|